ÖĞRENCİLERLE “SARAYDA BİR GÜN”

Topkapı Sarayı’nın, her gün tarihi mekanı gezen binlerce ziyaretçisi arasındaki bir grup bu defa ortaokul öğrencileriydi. Beyoğlu Cemal Artüz İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri “Sarayda Bir Gün” programı çerçevesinde rehber eşliğinde gün boyunca Topkapı Sarayını gezdi, tarihlerine ve kültürlerine ait yeni şeyler öğrendi. Bol bol da hatıra fotoğrafı çektirdi.

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Kültür Sanat Komisyonu tarafından düzenlenen “Sarayda Bir Gün” başlıklı Topkapı Sarayı gezileri 10 Ekim’de başladı. 8 hafta boyunca her hafta Çarşamba günü gerçekleştirilen ziyaretlerin bu haftaki konuğu Beyoğlu’ndan gelen imam hatip ortaokulu öğrencileri oldu.

Selvi ve çınar ağaçlarının gizemi

Program, Topkapı Sarayı Protokol Rehberlerinden Firuze Yıldız’ın girişte Topkapı Sarayı’nı anlattığı sunumuyla başladı. Sarayda neden çınar ve selvi ağaçlarının dikildiği ve bu ağaçların neden tercih edildiği sorusunun cevabı öğrencilerin gezideki ilk kazanımları oldu. Arkasından başlayan uzun ve yorucu turun rehberi ise yine sarayın protokol rehberlerinden Gamze Işkın idi. Topkapı Sarayı’nın Osmanlı’nın İstanbul’da inşa ettiği ilk saray değil ancak en büyük saray olduğunu anlatmakla söze başladı Işkın. 15. Asrın sonunda inşasına başlandığını ve aşamalı olarak 18. Yüzyıla kadar sürdüğünü sözlerine ekledi.

Dışa açılma mutfakta

Sarayın 3 kapı ve 4 avludan oluştuğu bilgisini verirken buradaki 1. Avlunun ne amaçla kullanıldığını anlattı. 1. Avludan sonra ise mutfaklara geçildi. Adlarına şifahane, Hasmutfak, Kileri Amire, Kuşhane verilen mutfakları anlatan Gamze Işkın, kocaman kazanları, helvahaneyi, çeşitli malzeme ve sanatlarla süslü kaşık çatalları anlatırken, burada her gün 4-5 bin kişiye yemek çıkarıldığını söyledi. 19. Yüzyıla kadar malzemeler yerli iken bu dönemde mutfaklarda kullanılmaya başlanan Rus ve Fransız porselenlerine dikkat çekti.

Samuray kılıcı nerede?

Divanı Hümayun ve Silah Koleksiyonları bölümünde öğrencilerin en çok ilgisini çeken bölüm Silah Koleksiyonu bölümü oldu. “Samuray kılıçları nerede hocam?” diye soran öğrencilerin ikinci merak ettikleri konu da 3. Mustafa’nın 40 kiloluk zırhı nasıl taşıdığıydı. Öğrencilerin bir tanesi de “Hamamı görecek miyiz?” sorusuyla merakını ortaya koydu. Babussaade ve Enderun Kütüphanesinden sonra yolu seyir terasına çıkan öğrenciler burada bol bol fotoğraf çektirdi, boğazın güzel manzarasının tadını çıkardı. Arkasından ise Safa, Bağdat ve Revan Köşkü’nü gezen öğrenciler, en çok dikkatlerini çeken Mukaddes Emanetler bölümüne geçti.

Kıyaslama yapmaları için önemli

Beyoğlu Cemal Artüz İmam Hatip Ortaokulu beden eğitimi öğretmeni ve geziye katılan 7A sınıfının da sınıf öğretmeni olan Pınar Aktaş, “Geçmişteki isimlerin nerede ve nasıl yaşadıklarını görmek, tarihimizi ve kültürümüzü öğrenmek için bu geziyi önemsiyorum. Şu anki hayatımızın kıymetinin bilinmesi için de önemli. Öğrencilerin, nasıl yaşadık, neredeydik ve şimdi nasıl bir yerdeyiz kıyasını yapması ve eleştirel düşünmesi açısından da önemli” dedi. Öğrencilerden Kardelen Türk, “En çok peygamber efendimize olan ilgiden hoşlandım” derken, Fatma Hiranur Şahin, sarayın mimarisi ve kullanılan malzemelerden etkilendiğini söyledi. Ebrar Köseoğlu da mutfak eşyalarının desenleri ve kaşıkların çok hoşuna gittiğini belirtti. Nevval Dal, en çok padişahın Kuran okuduğu balmumu heykelini beğendiğini söyledi. Tüm eserleri beğendiğini söyleyen Hacer Dal da helvahanedeki kazanlar ve ibriklerin çok güzel olduğunu aktardı.

Lokum ve padişah şiirleri

Sarayın hemen girişinde Birinci Avluda kahvaltı ile başlayan gezi, içinde padişah şiirlerinin bulunduğu keselerde lokum ikramı ile devam etti. Öğrencilerden Kardelen Türk, lokum kesesinden çıkan Fatih Sultan Mehmet’in Peygamber Efendimiz için yazdığı “İstemem” adlı şiiri okudu. Gün boyu devam eden gezinin sonunda ise öğrenciler, Anı Defteri’ne duygu ve düşüncelerini yazdılar. Proje sonunda yazılanlar, anı kitapçığı olarak bastırılacak.