EN BÜYÜK ACI DİNSİZLİK

Etiyopya’da kendisi Müslüman olduktan sonra bölgesindeki insanların İslamiyet’i seçmesi için çalışmalar yapan Halime Gobu, Gönüllü Öğrenme Grubu Derneği’nin misafiri olarak Türkiye’ye geldi. ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nin organizasyonuyla “Halime Gobu ile Vefa Buluşması” programında Osmangazi Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Asım Ülker Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle biraraya gelen Gobu, “Bugüne kadar yaşadığım acıları kelimelerle anlatmam imkansız, bunu anlatmaya kelimeler yetmez. Ama şunu söyleyebilirim en büyük acım geçmiş dönemde yaşadığım dinsizliktir” dedi.

Etiyopya’da birkaç yıl önce misyonerlerin yaptıkları çalışmalar sonucu Animizm olan dinini değiştirerek, Hristiyanlığa geçen Halime Gobu, yeni dinini sindiremeyince kilometrelerce mesafedeki Müslüman köylerine gidip İslamiyet’i öğrendi. Müslüman olarak dönen Gobu’nun, çevresinde İslamiyet’i anlattığı binlerce kişi de Müslüman oldu. Şimdi ev ev gezerek tebliğ ve irşad faaliyetlerine devam eden ediyor.

İslamiyet’e tutunun

Etiyopya’nın Oromo Eyaleti Yabello kentine bağlı Simo köyünden İstanbul’a gelen Halime Gobu, önce Maltepe’de bulunan Osmangazi Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle biraraya geldi. Programa, Gönüllü Öğrenme Grubu Derneği Genel Başkanı Süleyman Erdemir, ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaan, Etiyopya İman İslam Derneği Başkanı Ahmet Muhammed, Deniz Feneri Derneği adına ise Recep Koçak katıldı. Çocukları Abdullah, Muhammed ve Yusuf’la birlikte programa katılan Gobu yaptığı konuşmada öğrencilere bir nasihat vermek istediğini belirterek şunları söyledi: “Benim yaşadığım ortam, yaşadığım koşullar çok zor. Yani açlık, yoksulluk ve kuraklığın hakim olduğu bölgede yaşıyorum. Ben İslamiyet’ten vazgeçmedim, buna tutundum. Allah’a inandım, Allah da bana yardım etti. Allah size bir nimet vermiş, bu nimetten faydalanmanızı, İslamiyet’e tutunmanızı ve hizmet etmenizi rica ediyorum.”

Birçok engelle karşılaştım

Müslüman olduğu anda çok mutlu olduğunu ve hislerini tarif etmenin imkansız olduğunu belirten Halime Gobu, “İslam’ı o anda benimsedim. Bunun doğru bir din olduğunu ve Allah’ın yolunda olduğumu hissettim. İslam’ı kabul eder etmez çocuklarımı medreseye gönderdim” dedi. Komşularının buna itiraz ettiğini ve “Nasıl güveniyorsun da gönderiyorsun?” diye sorduğunu ifade eden Gobu, “Çocuklarım günde 6 saat yürüyerek gidip geliyorlardı medreseye. İslamiyet’i kabul ettikten sonra birçok engellerle karşılaştım. Komşularımı ve tanıdıklarımı İslam’a davet ettim. Bunların birçoğu kabul etse de özellikle gençler ve Hristiyanlığa mensup kişiler reddettiler. Onların reddetme sebebi de büyük oranda ekonomik sebeplerdi. Çünkü Hristiyanlıktan çıkarlarsa misyonerlerden gelen yardımlar kesiliyor” diye konuştu.

Osmanlı’nın torunlarını bekliyoruz

Programda bir konuşma yapan İman İslam Derneği Başkanı Ahmed Muhammed ise, Türkiye’de gençlerle buluşmaktan çok mutlu olduğunu söyledi. Etiyopya’nın 102 milyon nüfusu olduğu ve bunun yarısının da Müslüman olduğu bilgisini veren Muhammed, “Ancak bunun üzücü tarafı 50 milyon Müslüman nüfusa rağmen Etiyopya’da bir tane İslam üniversitesi yok, İslam bankası yok, bir tane bile dernek yok. Bizim dinimize saygı duyuyorlar ama dinin gereklerini yerine getirmek için bir altyapı yok” dedi. Türkiye’nin Etiyopya’daki Müslümanlara yardım eden önde gelen ülkelerden biri olduğunun altını çizen Muhammed, “Binlerce yetimi sahiplenen, binlerce su kuyusu açan sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etmek istiyorum. Osmanlı sadece Türkiye’de değil 6 asırdan fazla başka ülkelere de hak ve adaletle hükmetmiştir. Sizlerin de onların torunları olarak bunu yerine getirmenizi rica ediyorum” ifadelerini kullandı.

Oradan ders alıp geldik

Gönüllü Öğrenme Grubu Derneği Genel Başkanı Süleyman Erdemir ise Etiyopya’nın Afrika’da sömürgeleşmemiş tek ülke olduğunu hatırlatarak, burada yerel dinler dışında Hıristiyanlığın hakim olduğunu, Müslümanlığın da ikinci din olarak karşımıza çıktığını söyledi. Bölgedeki animist dinler ve Hristiyanların çok tanrıcılığı reddettiğinin altını çizen Erdemir, “Halime kardeşimiz de ‘Bize anlatılanlar eski kültürümüze bile uygun değil’ diyerek araştırmış ve İslam’ı seçmiş” dedi. Dernek olarak Halime hanımın evinin yakınlarında bir bölgeye mescit yaptırdıklarını belirten Erdemir, “Biz mescidi yaptırıp geldik, bir ay sonra bin kişilik bir ihtida merasimi oldu. Aslında biz birşey yapmadık, oraya gittik, ders aldık ve geldik diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

İyi bir Müslüman nasıl olur gösterelim

ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaan da konuşmasında ÖNDER’in 60.  yılında 500 derneğin çatı kuruluşu olarak yurtdışında da 23 farklı ülkede 45 imam hatip okulu nezdinde çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Binlerce kilometre öteden Türkiye’ye gelen Halime Gobu’nun hikayesinin ibret verici bir hikaye olduğunu kaydeden Kaan, “33 yaşındaki Halime Hanım 5 evladıyla birlikte tebliğ çalışmalarına devam ediyor. Tebliğ için kilometrelerce öteye gitmeye gerek yok. Biz kendi çevremizde ne yapabiliriz? Arkadaşımızdan, dostumuzdan, komşumuzdan başlayarak iyi bir Müslüman nasıl olur bunu göstermeliyiz” diye konuştu.