TEOG ve LYS tercih sonuçları açıklandığından bu yana imam hatipler üzerinde çokça konuşuldu…

Hiçbir ayrım yapmadan tüm öğrencilerimizin lise ve üniversite tercihlerinin, eğitim hayatları açısından hayırlara vesile olmasını dilerim…

Eğitim, ülkemizin en önemli meselelerinden biri olarak yıllarca tartışılagelmiştir. Diğer tüm alanlara göre değiştirilmesi/düzeltilmesi en zor alanların başında gelir…

Son birkaç asırdır yaşadığımız modernleşme süreçlerinde, hayatın temas ettiği farklı alanlarda çoğu zaman sembollere/şekle dayalı manevralar yapılmışsa da yaşanmış ve görülmüştür ki eğitim alanını ihmal eden hiçbir hamle kalıcı olmamaktadır…

İnsanımızın kendi kökleriyle buluşması için de en önemli ve kalıcı alan eğitim alanıdır ve nitekim İmam Hatip okulları bu öze/köke dönüş çabasının en önemli serüvenini oluşturmaktadır…

Yetmiş yıla yaklaşan imam hatip serüveni, adeta Türkiye’nin siyasi tarihindeki iniş çıkışlarla orantılı bir şekilde iyi ve kötü günler yaşamış, 28 Şubat’tan 2012’ye kadar mecrasını tam olarak bulamayan okul türü olarak maarif meselemiz içerisinde seyretmiştir…

İmam Hatipler üzerinde dönemsel olarak yapılan değerlendirmeler, istatistik ilmini mecrasından saptırırcasına yapılan parçacı yorumlar, fotoğrafın sadece bir kısmına bakarak yapılan değerlendirmeler ülkemizin eğitim meselesine bir fayda sağlamamaktadır…

İmam Hatipler, tam olarak önleri açıldığı tarih olan 2012’den itibaren; sosyal, kültürel, sanatsal, sportif vb alanlarda olduğu gibi akademik başarıda da çok önemli hamleler yapmış ve bir çok açıdan ülkemizin geleceğinde iz bırakacak umudu taşıdığını göstermiştir…

Başlangıçta fiziki, idari, öğretmen, algı vb problemlerle yüzleşen imam hatip okulları son 4-5 yılda hızla toparlanmış, nicel artışıyla birlikte nitel gelişimini de hızlandırmıştır…

İmam Hatip okulları TEOG sınavlarında her yıl, önceki yıllara göre puan artışı sağlamış ve geçen hafta açıklanan TEOG sınavında ise; 400 puan üzeri olan 70 okul sayısını 170’e çıkartarak ciddi bir başarıya imza atmıştır…

Üniversite sınavlarında ise oluşturulmak istenen algının aksine imam hatip okulları, üniversite sınavına giriş sayılarındaki artışıyla beraber üniversiteye giriş oranlarını %16’dan %18’e çıkarmış, lisans dışı tüm alanlar dahil edildiğinde %40 oranında üniversitelere giriş sağlamıştır…

Diğer okul türlerimizdeki oransal düşüşlerden ve başarı grafiği eğrisinden bahsetmek imam hatipli olmayan öğrencilerimizi ve diğer okul türlerimizi suni algının malzemesi yapacağından ayrıca böyle bir kıyasa da girmek uygun olmayacaktır…

Kaldı ki çocuklarımızı salt akademik başarı üzerinden değerlendirerek bir tür seçkincilik hastalığına düşülmesinin imam hatipli olan ve olmayan bütün çocuklarımızı rencide edeceğini de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir…

Başta da belirttiğimiz gibi eğitim meselesi en zor değiştirilen/düzeltilen alandır. Aynı şekilde imam hatip meselesinin 70 yıllık inişli çıkışlı serüveni de göz önünde bulundurulduğunda, kendi mecrasını zaman içerisinde daha net bir şekilde bulacağını kabul etmek gerekir…

Çocuklarımızın muhtelif alanlardaki başarılarını hiçe sayan ve insanlarımızı nerdeyse zeka seviyeleri ve testler/notlar üzerinden kategorize etmeye çalışan yaklaşımlar, hem inancımızın her insanı biricik görmesi anlayışıyla çelişmekte hem de bütün eğilimleri ve seviyeleriyle 80 milyonu yansıtmamış olmaktadır…

Ülkemizin özüne dönme çabasında her türlü duyarlılığı gösteren milletimiz, İmam Hatip meselesine iki günlük bir mesele olarak bakmayacak, değişimin aşama aşama gerçekleşeceğinin bilinciyle, dönemsel olarak oluşturulmaya çalışılan algılardan etkilenmeyecek ve uzun soluklu yürüyüşüne devam edecektir…

 

Halit Bekiroğlu

 

18.08.2017