İslam, geleceğin ümidi olan çocukları koruma, ıslah etme, kabiliyetlerini geliştirme, hayır ve şerri öğretme sorumluluğunu, ana, baba, akraba öğretmene vermiştir.
Ancak birçok ebeveyn, çocuklarının bozulduklarından, nasihat dinlemeyip isyan ettiklerinden şikâyet etmektedir. Uzmanlara göre çocukların söz dinlememeleri ve yoldan çıkmaları ve suça bulaşmaları aşağıdaki sebeplere dayanmaktadır:
Anne-babanın çocuğa kötü davranmaları: Çocukların yapıları dışında, gelenek görenek mefhumlarının değişmesi, çevre ve aile etkenleri çocukların davranışlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu konuda doğruyu bulmaları için onlara sevgi, şefkat ve merhametle yaklaşmak daha doğru bir yaklaşımdır. Hz. Peygamber, “Merhamet etmeyen merhamet bulamaz” (Müslim) buyurmaktadır.
Çocukların içinde bulunduğu boşluk: Çocukların zamanlarını iyi değerlendirmek lazım, bir söz var: “İnsan boş kalınca kötülük düşünür.” Çocuk boş zamanlarında faydalı şeylerle meşgul edilmeli. Malumdur ki, bir bardağın içine bir şey koymazsan içine hava girecek. Çocukları da heva ve hevesten korumak ve kurtarmak için onu birilerinin nezaretinde bir şeylerle meşgul etmek gerekir. Aksi takdirde yanlış iş ve yanlış arkadaşlarla karşılaşıp yanlışlıklar yapacak ve herkesi üzecek.
Kötü arkadaş ve çevre: Kötü arkadaş çocuğu yoldan çıkaran en etkili sebeplerden biridir. “arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim” sözü meşhurdur. Aile çocuğun iyi arkadaş bulması ve iyi bir çevrede bulunması için planlı olarak alt yapıyı hazırlamalı.
Çocuğun anne-baba tarafından ihmal edilmiş, ilgisiz ve sevgisiz kalmış olması:
Çocuk yaradılış gereği ilgi istiyor. Onun için isteklerinize karşı gelmek suretiyle ilgi ve dikkat çekmek istiyor. Kendini ifade etmek istiyor. Büyükleri kızdıracak yanlış davranışlarda bulunmak suretiyle “Ben de varım” der.
Eşlerin ayrılmaları veya ayrı yaşamaları: Çocukları isyana, hırçınlığa ve boşluğa iten sebeplerin başında anne veya babalarından ayrı kalmalarıdır diye biliriz. Burada çocuğun ruhunda meydana gelen boşluğu hiçbir şey dolduramaz. Bu konuda anne baba sorumluklarının farkında olmalılar. Eşler arasında karşılıklı inat, kapris, sabırsızlık, tahammülsüzlük, kaba davranma gibi telafisi mümkün olan, ama göz ardı edilen sebepler yüzünde nice aileler dağılıyor, bunun bedelini de çoğu kere çocuklar ödüyor.
Anne-babanın kavga ve tartışmaları: Anne-babaların çocukların yanında tartışmaları çocukları oldukça olumsuz etkilemektedir. Bu durumda olan çocuklar evden çıkarken eve dönmek istemezler. Hatta evi terk edebilirler. Mutlu ve huzurlu çocuk ancak mutlu ve huzurlu ailede olur. Anne- babalar birbirlerine ve çocuklarına iyi davranmaları İslam’ın bir emridir. Hz. Peygamber, “ Sizin en hayırlınız, ailesine karşı hayırlı olanınızdır ve ailesine karşı en hayırlı olanınız da benim! “ (Tirmizi) buyurmaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri Houston Kenti Polis Müdürlüğü, tarafından hazırlanan ve kentteki bütün evlere ve okullara gönderilen “SUÇLU YETİŞTİRMENİN KOLAY YOLU !!!” başlığını taşıyan aşağıdaki yazıya dikkatinizi çekmek istiyorum, yazı aynen şöyle:
Geleceğin suçlusunu yetiştirmenin en basit kuralları:
1- Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başla! Bu şekilde o herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır.
2- Kötü sözler söylediği zaman, gül. Böylece kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır.
3- Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı hiç öğretme 21 yaşına gelince kendisi karar versin, diye bekle.
4- Yerde bıraktığı her şeyi kaldır, kitaplarını, ayakkabılarını, elbiselerini, onun için her şeyi sen yap ki o bütün sorumluluklarını başkalarına yüklemeye alışsın.
5- Onun önünde sık sık kavga edin ki bu sayede aile bir gün parçalanırsa o da o kadar şaşırmasın.
6- Ona istediği kadar harçlık ver ki hiç bir zaman kendi parasını kazanmanın ne olduğunu öğrenmesin.
7- Yiyecek, içecek ve konforla ilgili bütün arzularını yerine getir ki istediklerini her zaman elde etmeye alışsın.
8- Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı, daima onun tarafını tut ki onların hepsine karşı peşin hükümleri oluşsun.
Bütün bunları ve buna benzerleri yaparak yetiştirdiğin çocuğun, günün birinde başına gerçekten bir bela gelirse, kendinden özür dile ama onu felaket dolu bir hayata hazırladığın için kendine teşekkür etmeyi de ihmal etme.(Kaynak:http://minedamlakeserdamlalem.spaces.live.com/)
Psikriatist Prof Dr. Nevzat Tarhan da ailede disiplinsizliğe yol açan bazı tutum ve davranışları şöyle tespit ediyor:
“Günümüzde pek çok kişi çocuklarda ve toplumda her yanlışının nedeninin hoşgörü olduğuna, bunun tek çözümünün sıkı disiplin olduğuna inanmaktadır. Anne babaların çoğu güce dayalı disipline başvururlar. Çocuklarını döven psikologlar ve öğretmenler saymakla bitmez. Çocukları şımartmak nedir?
Bencil, düşüncesiz, istekleri bitmeyen, dur-sus anlamayan, kural tanımayan, aceleci, sabırsız çocuklar ve gençler istediklerini istedikleri zaman yapmak isterler. İzin verici anne baba tutumları bu gençleri bencil, düşüncesiz ve şımarık yapacaktır. Böyle bir çocuğun yakınları hoşgörü ve disiplinsizliğe karşı tutum içine gireceklerdir.
Çocuğun ruhsal gelişiminde üç ana ölçüt vardır: SEVGİ, DİSİPLİN, İLGİ.
Sevgi-ilgi fazlalığı, disiplin azlığı varsa çocuk şımarık olacaktır.
Sevgi-ilgi-disiplin, üçü de fazla ise çocuk anne babasının kopyası gibi olabilecek, kendine
güveni az, gelişime kapalı, sorgulamayan, birey olmayan ama uysal bir kişi ortaya
çıkacaktır.
Sevgi- ilgi az, disiplin çoksa evden kaçan, bir şeylere isyan eden, kızgın, öfkeli, kırgın,
mutsuz, asi, kinci, sorumsuz bir kişi ortaya çıkacaktır. Fiziksel ceza çoksa ıslah olmaz caniler,
zayıfları ezen acımasız, pişmanlık duymayan psikopatlar ortaya çıkacaktır.
Sevgi-ilgi-disiplin, üçü de yoksa o çocuk zaten sokakta büyümüş gibidir. Neyin doğru
neyin yanlış olduğuna dair vicdanında bir bekçi, zihninde bir jüri oluşmadığı için, potansiyel
bir suçlu, tinerci olabilecektir.
Sevgi ve disiplin var ama ilgi azsa, özellikle çalışan anne babanın çocuklarında görülen bir gruba ait olma eğilimleri ortaya çıkacaktır.(Tohum, 0cak 2009)